FATİH's profileKaOs PhotosBlogListsMore Tools Help

KaOs

Sevgiler SAHTE,insanlar KAHPE,hayatınız PLAN,alayınız YALANN!!

Harika Bir Antivirüs :)

Beyninde bir dizi sorunla daralmış, hiçbir şeye odaklanamaz olmuştu. Ne
duygusunu ne de aklını kullanabiliyordu. İnsanlar, ilişkiler, gelişmeler
gönlünü kilitliyordu, bilgisayarı bozan virüs gibi.
İyi bir antivirüs olsa, gönlüme yüklesem, benliğim temizlense diye iç
geçirdi.

Sonra güldü kendi kendine; bilgisayara antivirüs yüklenirdi ama şuura ne
yüklenebilirdi ?..
...
Uykuya daldı. Rüyasında tarihi bir bedestendeydi.
Yazılım satan dükkana gitti ayakları. Nur yüzlü satıcı:
- Antivirüs arıyorsun değil mi?
- Evet, dedi heyecanla..
Bir dizi program çıkarıp tanıttı:
- *Bak bu RİYAZAT.* Müthiş temizler. Kullanımı zor. Herkes kaldıramaz! *Şu
İLİM.* Pahalı değil ama gayret, sebat ister. Boşluk affetmez.
Daralmıştı:- Ucuz, zahmetsiz bir şey yok mu?
Adam anladı, gülümseyerek:
- Var! Verdiklerimin çoğu şuuruna yükleyemedi. Kaldırmadı kapasiteleri. Dene
istersen. Ücret istemem. Hediyem olsun.
Dükkandan sevinçle çıkarken ambalajdaki yazıya baktı:
< *Bu program; İMAN- EDEP- SALİH AMEL- HALİS NİYET- FEDAKARLIK ile
desteklenerek kullanılırsa bilinci tüm virüslerden temizler. Hiçbir hakkı
mahfuz değildir. Bolca kopyalanabilir *.>
Etiketi açıp programın adını okudu:

*SEVGİ !..*

Sus bürüdü yine içimi Yâr...

 

Görüş mesafesi sıfır...

Konuşsam tufanlar gelir üzerime...

Bilediğim sessiz sitemler yüreğimi kesiyor...

Şimdi sen görmelisin yitik çocukluğumu...


Yitiğim Yâr...

Cami avlusuna bırakılmış çocuk kadar yitiğim...

Ziyan defterim kabarıyor sensiz günlerle...

Saklıyorum acılarımı bir yorgan altına...

Görme gözlerimi Yâr görme...

Buğu bulaşır gözlerine...

 

 

Sahi Yâr..!!!

Hangi öyküden bulaştı iç'ime bu korkular...

Bulamıyorum gözümü kapadığımda saklanan düş'lerimi...

İhbar et bana bu gece saklanan her düşü...

Varsa bir parça Umut sür çiy düşmüş gözlerime...

D'üşüyor gölgem karanlık bir sokakta...

Haydi Yâr.. Islanmadan gitmeliyiz...

Hüzün çiseliyor yine...

İyisimi sen çöz kelepçelerimi...

Benim firarim yine gözlerine...

 

 


karanlık ve tuzak....

siyahaymış gidişlerim meğer

her geçen gün bir adım daha

adım adım yaklaşmışım farketmeden...  

anladım

yollar ayrı yollar uzak

hem de karanlık ve tuzak...

 

karanlıklarımın sabahı bulduğunu sanırken ben

 aldanmışım

hep aldanmışım yine yeniden...

  

meğer ne kadar da yaklaşmışım siyaha

her geçen gün biraz daha

hep siyaha en siyahaymış gidişlerim...

 

artık bakışlarım değil

yalnızca uzak olan

yollar ayrı yollar uzak

hem de karanlık ve tuzak...

 

şimdi ben de uzağım

gel desen bile gelemem ki;

dünyanın sonunu buldum bak

en karanlıktayım

artık

hep karanlıktayım...

Konuşulan konu Sagopa Kajmer ”Pesimist Ep 5 Parmak-Kör Cerrah”

 


Sagopa Kajmer ”Pesimist Ep 5 Parmak-Kör Cerrah”





Sagopa Kajmer Pesimist Ep5 [Kör Cerrah] - Ateşten Gömlek



Verse 1

Benim bir sırrım var açıklanmayacak kadar sır. Bundan çıkar hır.
Haplamalar vuku bulur, dert kahır. Sırdan geçer dilim olsa hali der diken.
Bilmez bilen bağdar olur benden iken. Ya söylersen kim anlar?
Söylemezsen bağlar gamlardan ağlar. Bu yıpranışla dağılır bütün.
Doymaz SaGo yakar tütün. İçindeyim bu oyunun büsbütün.
Hayatıma musallat oldu şöhret, ün. Karıştı yarınım, bitti dün. Tedirgin bugün…
Topla, çıkar nedir sonuç? Her kıyasla gidilme değer. Bıçağa ait keskin uç.
Kimdir suçlu, kimde suç? Öylesine ki kibirli ki biber, yakmadan bırakmaz rahat.
Yarası ağır dilimin bulamıyorum kapatacak bant! Üzerime gelin bakın dinamik bağlı gövdeme. Yaklaşın uçurum uçurtma misali pimden iplerle. Fesatlar kapıma vardılar ellerimde güllerle. İşlerine gelmedim ya saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle! Vurdular siyah güllelerle…

Nakarat x2

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin! Ve dahi...Kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim (heaa) Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım...Bitmez derdim bu hal beni yeeeer bitirir bildim…

Verse 2

Aklıma gelen başıma geldi. Başım yarıldı, aşım soğudu, yine iştahsızlık evinde oyuncak etti açlığımı. Artık kartopu oynamak istemiyorum ellerim dondu.
Türlü saklambaç oyunlarından gözlerim yoruldu. Nerdesiniz güven abideleri (he) cesaret haylazları? Gösterin bana altmış ikiden tavşan yapan hokkabazları.
Belirleyin karşımda durabilecek tüm küfürbazları. Demirden mızraplarla kırdım sazları.
Deştim böğrümden kıyamadığım hazları. Verin bana yazlarıı… İlahi merhamet sarayı;
Ya Hannan! Sensin Rana, sensin Mana, sensin Rahman, sensin Canan! Ruhum işgalden kurtulmaz vatan, infilak eder alev ateş volkan, hislerim kırık var. Püskürüyor üstüme lav!
Kıvılcım korlar! Elimdeki bir avuç dolusu su ile sönmez bu yangınlar.
Ben bir sırra sahibim, hayat uykusuna yatmış. Ben çok dosta sahiptim, güvensizlik içine batmış. Şahit oldum birileri mutluluğu parayla kapmış!..
Nakarat
Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin! Ve dahi...Kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim (heaa) Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım...
Bitmez derdim bu hal beni yeeeer bitirir bildim…

Ateşten gömlekler, topraktan çömlekler, ne maymundan geldin, nede getirdi seni leylekler, (sagoya kulak ver x2) ....
iki sıfır sıfır saekiz elveda eder.
(sagoya kulak ver x2) ....

Sagopa Kajmer Pesimist Ep5 [Kör Cerrah] - Aşk Yok Artık

Verse 1
İznim olmadıkça alamazsın bendekini benden. Eğer ki alsan hesap sorar bendeki senden. Böyle sorgu sual beklerken adliyetten. Ne çıkar planladığın çirkin art niyetten?
Bu miskinlik keyfiyetten. Hali vakti yerindelikten. Her şey günlük gülistanlık olacak olsaydı gerçekten imtihan olmazdı! Gelişi güzel doğar, büyür, ölürdük. Alimler olmasaydı biz şuanda kördük.
İnsan öyle yaradılış ki; düşünür, taşınır, hamle yapar. Sorgusuzca başına buyruk doğrularını savunuyorsun, yanlış fikirlerden yanlış bir sen yaratıyorsun (sen). Sen abartıyorsun rahat yaşamla sapıtmayı. İstanbul üstünden geçmiş bırak kendini korumayı. İyiden iyiye bakıyorum da yoldan raydan çıkmışsın. Tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın aferin!
O yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın, bu zihniyetle aşı yorgan altlarında aramışsın aferin! Akrep ateş çemberinde harekiri yaptı sahiden, pozitif olana dek negatifim kuzen.
Erkek alana dek istediğini sanarsın ki Romeo, ne diller döker de teslim olur kapana Juliet. Kadınlar hassas ve hisli, dilekleri içlerinde gizli, hatırla işi bitince kaç Romeo gaddarca gitti? Kadın olmak zor bu kadar acımasızlık sürerken. Hemcinslerim abazanlıktan oduncasına yanarken. Taksim fuhuş yuvası, partiler karı kız kazan ederken. Koleksiyona yeni bir bebek ekle sabah güneşi doğarken!...

El bebek, gül bebek bu yaşına kadar geldin. Düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin. Geceye aşkla vardın, sabaha yabancı uyandın. Bil ki sonraki gün başka bir bayanla atılacaksın (yeah). Kadını kandırmaksa amaç alayınız yalancı. Kapında köpek olan işi bitince yabancı. Tuzağa düşeni iplemez, yeni bir avı kovalar avcı. Sen karar ver bu olayda kim hakim, kim savcı? Erkeklerin elinin kiri, kadının boğaza geçirin ipi. Var mı böyle adalet kesin ikisinin de boynunu. Tez helak edin iblisin hile dolu bu oyununu. Uyandırın dünden kalma uyuya kalmış yorgunu…

Nakarat x2
Aşk yok artık, kalmamış bu devirde.Deme vardır, hak yeme ara bul.
(Ara bul, ara bul, ara bul, ara bul…) Aşksız olsun, kalbim neşe dolsun deme bu ne fena bir hatadır! (yaav yaav) Kastır (Deme lan), Kasva (Deme lan).Kastır kasva, kastır kasva, kastır yeah…

Pesimist Ep5 [Kör Cerrah] - Muamma



Verse 1
Yine kızarıyor sigaramın ucu,görünmüyor hayallerimin ucu bucu,
Haydi ver sevinci,hüznü bir bebek gibi kollarımaaa..Sular dök beni bekleyen yollarımaaa,
Ben birazdan yolcuyum. Yeditepenin etrafı iskiyam ber rahiyası
Yanımda güzeller güzelinin has salihasıŞu içimde yılların bıraktığı atıklar
Ve bana eşlik eden binlerce ses var, Kısılmasınlar onlar! Eyyy Yolcu dostum!
Ayakların rehberindir senin dostun soğuk esen yellerdir.Tüm insanlık senin gözünde eldir.
İçecek suyun gözlerinden taşan seldir.Bu ödenecek bedeldir.Gücümün yettiğince öcümün ağırlığınca sözümün kuvvetince çabalarım. Gidilebilecek en uzun yollara kendimi hazırlarım.
Bu mecazlardan geçip en hakikiye gidelim, Cemalibake male seyredelim...



Nakarat
Ulaşılacak saadete kaç kapı daha var, açtım açtım kapıları girdim bomboş evlere vardım. Yardım lazım bana şansım yaver sanmaa, Hiç hoş değil gördüklerim ammaaa Emin değilim herşey muammaaaa. muammaaa... Hiç hoş değil gördüklerim ammaaaaaa, muammmaa(3x)
Hiç hoş değil gördüklerim herşey muammaaaa.


Ortalarında biyerlerdeyim ömrün bana göre,Belki yarına varmam mucize.Şu anın değeri varya diğerlerinin değersizliğini anlatmamam garya,Zamana göre değişir değişmeyecek sandığın.. [Kastır!]Oyun ve sanki hiç sona ermeyecek sandığın,Aynı ılık çorbaydı oysa ekmeğini bandığın..Duydukça soğur herşey,soğudukça ölür ateş,Kovdukça varır şeytan,vardıkça kişner küheylan..Ve sonbaharda ölmekte kış canlanırken,Ve ilkbaharda terketmekte yaz efillenirken,Biri ağlayarak başlar hayata rahmetlen,Bir veda eder gülmeyi öğrenmeden..Bu aciz benzetmelerde olmasa bakacak aynam olmazdı.Kendini görebileceğin başka bir yer varmıydı? [Söyle!]İnsan kadar kendine güvenen bir aciz görmedim,İnsan kadar nankörünü bahsettiğiniz kedilerde bile görmedim.Ben hayatı terazimde tarttım,arazimde güneşe yüzümü dönüp yattım,Oysa güneşi bile söndürdü üzüntüler,Neyse boşver deyip arkalarına bakmadan yürüdüler..

Nakarat
Ulaşılacak saadete kaç kapı daha var, açtım açtım kapıları girdim bomboş evlere vardım.
Yardım lazım bana şansım yaver sanmaa, Hiç hoş değil gördüklerim ammaaa
Emin değilim herşey muammaaaa. muammaaa...
Hiç hoş değil gördüklerim ammaaaaaa, muammmaa(3x)
Hiç hoş değil gördüklerim herşey muammaaaa.

Heaa heaa...Sago sago kaf - kef
Hiç ç hii..ç hoş değil (gördüklerim ammaaaa)
be..bee.beeş parmakkk (sago ka..kaa kaf- kef )
Hahhahaha...


Sagopa Kajmer Pesimist Ep5 [Kör Cerrah] - Fırtına ve Şimşek

Verse 1
Edeple gelen edebiyat rapi onure etti şükür. Kokana kızlardan çıkan rap sade küfürrr. Ben Türkçe Rap'i öldürdüm sizler yaşatacaksınız. Ben artık kendimi buldum sizler sapıtacaksınız. Kendime kızmaktan sesim kısıldı. (şş) Uyumaya gayret ederken kulaklarımda fısıltı. fısfıss) Sabahlarım güneşe dönük gecelerimde ay. Bir insanı yermek leblebi yemekten kolay. Yüzüme gülme arkamdan konuşurken adam ol lan! Senin dilinin değdiği masum sayısı kaçtır? Abeste iştigalim pektir kötek sana haktır. Köpeklerin bile vefası seninkinin yanında yeğdir. Muşamba dudaklarınızı yırtmak geliyor içimden. Ama aklım gidiyor başımdan. Bu sabırsızlığımı sabırla tanıştırmalıyım. Hasretleri gönlüme alıştırmalıyım. Ben daha ne kadar hendekli yollar aşmalıyım?..
Nakarat x2
Atışları yap boş kovanları topla, Var hedefine mermilerin hep ıska..Hey dope bitch senin rapler sıska, batan geminin malları herkese beleş. Eş eş rapi eşeleme eşek. Kaf Kef fırtına rap şimşek, afra tafraya ne hacet bilsin, Kasabım bıçak ve bilenir keskin...
Verse 2
Kim daha iyidir kıyası boşa bir iş ve saçma. Yaradılışta hepsi aynı işin sırrı büyük yarışta. Göremeyeceğim kadar soyutsun nerden baksam tek boyutsun. Renklerini koyult oyuklarını doldur dik başını yamult.Kancayı yerse aç palamut damakları helak olur. Yalaklar yaladıklarıyla boğulur. Her sanatçı acılarıyla yoğrulur SaGo gerçekle doğrulur! Bulunduğun ormanı yak kendinle birlikte. Bulutlar ağlayana kadar yan mikropların ölsün. Vurgu tonunu koruyan adam bu işin piri (ben). Sizin şarkılarınınz harbi çocuk şiiri. Zaferler kadar yenilgilerde efsanedir tarihte. Mağlubiyet kimine göre galibiyetten bir adım öte. Yenilgiler savaşa zorlasada fikri ve fiilleri. Yanılgılarla mağlup olurlar moral askerleri. Bulunduğu yerde zakkum biten adamdan dinlemekteyim. İşte o zaman yersin esaslı yıkıcı tekmeyi. Hislerin dökülür ellerin bak boş kalır. Mini mini bir kuş donar donar kıçı açıkta kalır! Ezil bükül önümde rezil üzül büzül cahil sefil. Özür mözür dileme benden. Yıkıl defol bıktım sizden. Dinleme der benim nutuk. Ezik mahluk rapin lavuk. Kulak duyar dilin tutuk. Ben kuş gribi sen tavuk!..
Nakarat x2
Atışları yap boş kovanları topla, Var hedefine mermilerin hep ıska..Hey dope bitch senin rapler sıska, batan geminin malları herkese beleş. Eş eş rapi eşeleme eşek. Kaf Kef fırtına rap şimşek, afra tafraya ne hacet bilsin, Kasabım bıçak ve bilenir keskin...




Sagopa Kajmer Pesimist Ep5 [Kör Cerrah]- Hep Taaruz Var

Verse1
Bi güne daha el salladım, giden gitti ve o günün şahitleride gayıba karıştı
Ben düşünmek işin içinden çıkamadm heeç, bir düş kurdum bin düşündüm düştüm ben!Düştüğüm rüküş düşlerden düşe düşe bi hal oldum ben! Var gücümle savaşıp çatışmaktayım.Yabancılık çekerek alışmaktayım. İşte onlar yaban insanlarİşte onlar meyvelerime sapanla taş atanlar, ağızları lahım filleri kahverengi. Bulunamaz Sago'nun dengi beni anlaman için gerek biraz bilgi. İlim ilim demek kendini bilmek demek, hayat demek değildir sabah,öğle,akşam yemek yemek, bilekle gelen emekten yemekse hüner demekBunun için savaş gerek !

Nakarat
Hep taarruz var, hep zarar muharrebelerime katıl bak, kolaymı, zormu hayatım ? Ummadığım taşlar başımı yarar, budur maruzatım Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım, dayanmak davranmaktan zoooooor!

Verse2
Son sözün yetmeyeceği yer mahşer, haylazlık eden şaşar beşer takıntılarını eşer. Yaptıklarını eker ve kaderle yanyana ekip biçer, insan hiç bi zaman tek değildir. Ayakkabılarını istikametime çevir ki yürüdüğün yollar doğru olsun ki isabet edesin ki isabetsiz giden öylece gider.
Yolu bitmezki giderde gider giderler, haydi başlasın cefa bu şarkıyla ödenir vefa azla gerekir ittifak yoklukla sürer dermiş sefa. Günde kaç kez görevini edersin ifa'a , ruha gerek şifaaa,
Ah bu ruhum yordu içimdeki esef ve tenimde açtığı çiçek gibi sedef,
Hüzün kabuğu içine çekiliverdi keş'ef! Dışarıda karanlık içimde gizli pertev!

Nakarat
Hep taarruz var, hep zarar muharrebelerime katıl bak, kolaymı, zormu hayatım ? Ummadığım taşlar başımı yarar, budur maruzatım Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım, dayanmak davranmaktan zoooooor!

nolur yani bu şarkıyla koysam en güzel çocuğu ortaya he..
nolur hee..?
nolur yani bu şarkıyla koysam ortaya en güzel çocuğu he..
(all, all..)
all koydum ortaya işte..

İKİ ARKADAŞ

 

Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat
atar.
Tokatı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kumun üzerine şu sözleri yazar:
BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI.´
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler.
Tokadı yiyen yıkanırken batağa saplanır boğulmak üzereyken arkadaşı
tarafından kurtarılır.
Tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri
kazır:
BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİM HAYATIMI KURTARDI.´
Tokadı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona
şöyle der,
Senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya
kazıyorsun, neden? ´
Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir.
Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı
estiğinde onu silebilsin.
Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir
rüzgar yok etmesin. ´
İNCİNMELERİNİZİ KUMA, GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖĞRENIN.
Denilir ki: özel birini bulmak bir dakikanızı alır,onu değerlendirmeniz
bir saat içinde olur,
onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.

..........

SU


 
SU, kendine sırdaş arıyordu


-Önce buluta verdi sırrını.
-Ağır geldi sır buluta.
-Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.
-Sonra göle gitti su.
-Ona anlattı derdini.
-Bu arada bulut suyun sırrını tekrar tekrar yağmur yapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için , zaman zaman taşıyordu
göl ve suyun sırrı iyice açığa çıkıyordu.



-Sonra nehre ulaştı suyun sırrı.
-Nehir aldı suyun sırrını çekti gitti.
-Dereye verdi.
-Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden , O da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze..
-Çağlayanlar, şelaleler,akarsular..
-Hepsi kayboluyordu bir anda.
-Sonra bir gün su takip etti dereyi.
-Dereye, okyanusa kavuşunca farketti su, bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla,ırmaklarla...
okyanusa taşındığını.
-Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti.
- Öyle de yaptı zaten.Tüm sırlarını okyanusa verdi.
-Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu. >



-Ne taştı okyanus, ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını, ne de kurudu....

-Geçen karşılaştık suyla.
-Bir bardaktaydı. -
-Suskundu.

-Çok uğraştım konuşturamadım.


-Ben,tam giderken '' Dur !'' dedi ..su.

-Durdum!

''
Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma! Taşıyamazlar ,kaldıramazlar senin yükünü,canını
yakarlar,utandırırlar....''

Bir kahve tiryakisinden hayat deneyi;

Herşeyden sürekli şikayet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakına birileri mi var etrafınızda; yada siz öylemisiniz?
Hayat ona göre (yada size) göre  çok kötü ve sürekli  savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuşmu?
Mesleği aşçılık olan bir baba çocuğuna hayat dersi vermiş.
İşte hikaye;
 
Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu adam...
Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca cezvenin birine patates, diğerine yumurta en sonuncusunada kahve çekirdeklerini koydu..
Yirmi dakika sonra adam cezvelerin altındaki ateşi kapattı.
Patatesi ve yumurtaları ayrı tabaklara koydu.
Kahveyide bir fincana boşalttı.
Kızına dönerek sordu;
- Ne görüyorsun
-Patates, yumurta ve kahve
-Daha yakınndan bak, patatese dokun
Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi.
Aynı şekilde yumurtayı da inceledi ve kabuğunun katılaştığını söyledi.
En sonunda kızına kahveden bir yudum almasını söyledi.
Söylenileni yapan kızın yüzüne kahvenişn nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı. Ama
yinede bütün bunlardan birşey anlamamıştı.
Babasına sordu,
-Bütün bunlar ne anlama geliyor baba?
Babası, patatesinde yumurtanında kahve çekirdeklerininmde aynı sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı.
Ama her biri bu sıkıntı karşısında farklı tepkiler vermişlerdi.
Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış
ve güçten düşmüştü.
Yumurta ise çok kırılgandı, dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu.
Ama kaynar suda kalınca yumurtanın içi sertleşmiş, katılaşmıştı.
Ancak kahve çekirdekleri bambaşkaydı.. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi,
suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı.
Sen hangisisin diye sordu kızına baba gülümseyerek.
- Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin? Pataes gibi yumuşayıp ezilecekmisin? Yumurta gibi
kalbinimi katılaştıracaksın? Yoksa kahve çekirdekleri gibi başına gelen her olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin?

YAŞAMIN GÜZELLİKLERİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...




       Bir gün susmayı ögrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar
susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum 
iletişim tarzıydı.
      Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun 
gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla
oynamak isterdim. Babam sarılır öper sonra da, hadi odana git,derdi.
     Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya  gelirdik babamla.Onlar annemle konusurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım.
     Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldim,birde 
sen kafamı ütüleme!' derdi.
    Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı  konuşturtmayacaksın babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme dogru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her seye  sahip, hâlâ ne istiyor anlamadim.' diye bağırmaya devam ederdi. 
      'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle  söylemeye cesaret edemezdim. 
     Yemekten sonra babam kanepeye uzanır,eline kumandayı alır,televizyon
seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği  önemli  birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı.Azıcık hareket  edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabilecegim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor;
 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandi benim oğlum.' diye komşulara
anlatıyordu annem halimi.
      Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı.Annem 'odanı topla!' diye
odama kapattığında ise nereden başlayacağımı bilemiyordum.Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum.Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı  yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor
olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktim?
       Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamani kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hımm, dedi 'Çok güzel olmuş.Bu adam benim herhalde.' dedi.
Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi.
Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz  bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız.Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza  çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne
istiyorlar'diye.
       Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına  inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki, sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi....
    Farkında olmalı insan... Kendisinin, Hayatın, olayların, gidişatın farkında  olmalı......
 
Ömür Dediğin Üç Gündür,
 
Dün Geldi Geçti
 
Yarın Meçhuldür,
 
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
 
O Da Bugündür.
 
Sevgiyle kalın, sevdiklerinizle kalın........

Sanma şahım herkesi sen sadıkâne yâr olur...

 Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol  ağyar olur
Sadıkane  belki ol alemde bir dildar olur
Yar olur ağyar olur dildar olur serdar olur
 
Yavuz Sultan Selim Han bu beyiti Şah İsmail'e yazmıştır. Hikayesi şöyledir:
Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail'de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz Şahın şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda , Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah'ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz'a der ki: " sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi?" Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar. Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.

Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran'da Şah İsmail'i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: " atacaksan tokadı böyle atacaksın. "

Aslında Yavuz bütün olanları şiirinde Şaha anlatmış ancak Şah anlamamıştır. Herkesin dost olmayacağını bir gün böyle kişilerin karşısına serdar olarakta çıkabileceğini söylemiştir. Güven üzerine yazılan son derece güzel bir beyit.

 
Photo 1 of 7

"http://farm1.static.flickr.com/154/396342245_f678f1207d.jpg?v=0" grafik dosyas&imath; hatal&imath; oldu&gbreve;u için gösterilemiyor.

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Mar. 29
space girlwrote:
Nov. 5
CANSELwrote:
Nov. 3

As escolhas na nossa vida por vezes não acompanham
as decisões do nosso coração, e preciso
por vezes acordar do sonho e viver na realidade

The choices in our life for times do not follow
the decisions of our heart, are necessary for
times to make up of the dream and life in the reality


Oct. 3
maria nieveswrote:
Image and video hosting by TinyPic
Oct. 2

FATİH ŞEN

iletişim:
fatihsen@w.cn

Windows Media Player